ABD’de doğum oranları uzun süredir düşüş eğiliminde. Bu durumun nedenleri arasında çocuk bakım masraflarının artması, doğum kontrol yöntemlerinin yaygınlaşması ve değişen yaşam standartları gibi ekonomik ve sosyal faktörler bulunmaktaydı. Ancak son yapılan bir akademik araştırma, doğum oranlarındaki bu düşüşün aslında 2007 yılında, yani ilk akıllı telefonun piyasaya sürüldüğü dönemde başladığını gösteriyor.
Araştırmacılar, doğum oranlarındaki ani düşüşü 2008 küresel ekonomik krizine bağlamıştı. Ancak krizin ardından ekonomi düzelmesine rağmen doğum oranları beklenen şekilde artmadı. Bu durum, bilim insanlarını o dönemde popüler hale gelen akıllı telefon ve mobil internet teknolojilerinin etkilerini incelemeye yöneltti.
Yapılan araştırmada, akıllı telefon altyapısının hızla yayıldığı bölgeler ile daha geç ulaşan bölgelerdeki doğum oranları karşılaştırıldı. Sonuçlar, akıllı telefon ve mobil internet erişiminin erken olduğu bölgelerde doğum oranlarının diğer bölgelere kıyasla daha belirgin bir şekilde düştüğünü gösterdi. Özellikle gençler arasında bu düşüş dikkat çekici oldu.
Araştırmacılar, akıllı telefonların gençler arasındaki plansız gebelikleri ve doğum oranlarını azalttığını belirtiyor. Akıllı telefonlar, gençleri dışarıda vakit geçirmek yerine ekran başında sosyalleşmeye yönlendirerek doğal olarak hamilelik ihtimallerini azaltıyor.
Uzmanlar, akıllı telefonların genel doğum oranı düşüşündeki etkisinin önemli olduğunu düşünüyor ancak diğer uzmanlar ise konuya daha farklı bakıyor. Evlilik yaşının değişmesi, konut maliyetleri, eğitim süresinin uzaması gibi yapısal değişikliklerin de doğum oranları üzerinde etkili olduğunu savunuyorlar.
Araştırmayı yapan ekip ise akıllı telefonların tek başına doğum oranlarındaki düşüşün sebebi olmadığını ancak büyük bir faktör olduğunu vurguluyor. Devlet politikalarının yalnızca maddi teşviklere değil, insanları dijital dünyadan uzaklaştırıp yüz yüze etkileşimi teşvik edecek alanlar yaratmaya odaklanması gerektiği belirtiliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]