ABD’nin Avrupa kıtasındaki nükleer konuşlanmasını genişletme arayışında olduğu iddia edildi. İngiliz Financial Times gazetesine göre, Trump yönetimi döneminde başlayan süreçte Washington, nükleer caydırıcılık kapasitesini artırmak amacıyla NATO müttefikleriyle yeni görüşmeler yürütüyor. Bu planlar kapsamında, nükleer silah taşıma kapasitesine sahip savaş uçaklarına ev sahipliği yapabilecek yeni üsler ve müttefik ülkeler değerlendiriliyor.
Amerikan yönetimi, hem konvansiyonel hem de nükleer mühimmat taşıyabilen savaş uçaklarının konuşlandırılabileceği stratejik noktalar üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. NATO’nun nükleer paylaşım ve caydırıcılık çerçevesini genişletme hedefiyle atılan bu adımlar, ittifakın doğu kanadını güçlendirme amacını taşıyor.
NATO’nun doğu kanadında yer alan Polonya ve Baltık ülkeleri, ABD’nin olası nükleer konuşlanma planları kapsamında değerlendirilen ülkeler arasında bulunuyor. Ancak kaynaklar, bu ülkelerle yakın zamanda kesin bir anlaşmaya varılmasının beklenmediğini belirtiyor.
Olası bir genişleme planının en dikkat çekici yönlerinden biri, mevcut komuta zincirinde herhangi bir değişiklik öngörülmemesi. Avrupa’daki belirli üslerde depolanmaya devam edecek olan nükleer başlıkların tüm kontrol ve kullanım yetkisi ABD’nin elinde kalacak. Washington, nükleer silahlar üzerindeki tasarruf ve operasyonel kontrolünü herhangi bir müttefik ülkeye devretmeyi planlamıyor.
Uzman değerlendirmelerine göre, NATO’nun mevcut nükleer paylaşım programı kapsamında Belçika, Almanya, İtalya ve Hollanda’daki üslerde yaklaşık 100 adet ABD yapımı B61 tipi nükleer bomba bulunuyor. Bu bombalar, NATO’nun nükleer caydırıcılık stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor ve olası genişleme planları mevcut yapının üzerine inşa edilecek.
Öte yandan, ABD’nin son dönemde aldığı bazı askeri kararlar NATO içinde tartışmalara neden oldu. Washington yönetimi, daha önce Almanya’da konuşlu yaklaşık 38 bin Amerikan askerinden 5 binini geri çekme planını açıklamış, ayrıca Polonya’ya gönderilmesi planlanan 4 bin Amerikan askerine ilişkin projeyi iptal etmişti. Söz konusu kararların NATO içinde yeterli istişare yapılmadan alındığı yönündeki eleştiriler, ittifak içerisinde güven krizi yaşanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
İngiliz basınında yer alan iddialar, Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve NATO’nun gelecekteki caydırıcılık stratejileri konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. ABD yönetimi tarafından söz konusu planlara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. NATO’nun doğu kanadında nükleer kapasitenin genişletilmesine yönelik olası adımların önümüzdeki dönemde daha netlik kazanması bekleniyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]