Bilim insanlarının solucanların bazı ilaçlara kemirgenlere benzer tepki verdiğini keşfetmesinin ardından, genellikle göletlerde, nehirlerde ve derelerde yaşayan minik yassı solucanlar, şizofreni, uyuşturucu bağımlılığı ve diğer akıl sağlığı bozukluklarının tedavisinin geliştirilmesinde laboratuvar farelerinin yerini alabilir.
Solucanlar, planaria diye bilinen bir familyadan geliyor ve bazı türlerinin benzersiz yenilenme kabiliyetleri nedeniyle “ölümsüz” olabileceği düşünülüyordu. Kaybolan organlarını, hatta beynin tamamını bile yeniden oluşturabilen solucanlar, akıl sağlığı sorunlarının tedavisinde umut vadediyor.
Reading Üniversitesi’nden bilim insanları ekibinin yaptığı çalışmada, solucanlara akıl sağlığı sorunlarının tedavisinde kullanılan haloperidol ilacı verildiğinde, solucanların farelerle sıçanlar gibi daha az hareketli hale geldiği gözlemlendi. Bu durum, şizofreni ve halüsinasyonlar gibi akıl hastalıklarına yönelik tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Reading Üniversitesi’nden araştırmayı yürüten Profesör Vitaliy Khutoryanskiy, solucanların beyni incelemek konusunda değerli bir rol oynayabileceğini belirtti. Kemirgenlere göre daha az etik kaygı içeren solucanların kullanımının, akıl sağlığı sorunlarının araştırılmasında önemli bir adım olabilir.
İngiltere’deki hayvan araştırmalarında her yıl milyonlarca kemirgen kullanıldığı bilinmektedir. Ancak yassı solucanların tercih edilmesi, bilim insanlarının akıl sağlığı bozukluklarının tedavisi için daha etik bir yaklaşım benimsemesine yardımcı olabilir. Bu sayede hem bilimsel çalışmaların kalitesi artabilir hem de hayvan refahı korunabilir.
Bu önemli araştırma, Pharmaceutical Research adlı akademik dergide yayımlanmıştır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]