Trump yönetiminin Venezuela’dan gelen petrol akışını kesmesi ve Meksika’ya yönelik gümrük vergisi tehditleri, ada ülkesini derin bir enerji krizine sürükledi. Yakıtın tükenmesiyle birlikte ulaşım, üretim ve turizm faaliyetleri durma noktasına geldi. Enerji kesintileri ve aksayan kamu hizmetleri Ülke genelinde elektrik kesintileri günlük hayatın bir parçası haline gelirken, başkent Havana geceleri karanlığa gömülüyor.
Enerji tasarrufu amacıyla birçok okulda eğitime ara verildi ve işçiler zorunlu izne çıkarıldı. Krizin etkileri sadece enerjiyle sınırlı kalmıyor: Devlet hastaneleri hizmetlerini kısıtlamak zorunda kaldı. Yakıt yetersizliği ve bozulan çöp kamyonları nedeniyle sokaklarda çöp yığınları oluşmaya başladı. Jet yakıtı eksikliği sebebiyle uluslararası uçuşlar iptal edildi.
Turizm ve sanayi, ağır darbe aldı. Küba turizmi, hem yakıt yokluğu hem de seyahat uyarıları nedeniyle çökmüş durumda. İngiltere ve Kanada, vatandaşlarına Küba’ya zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınmalarını tavsiye etti. Ekonomik kayıplar diğer sektörlere de sıçradı.
Onlarca yıldır süregelen tarım politikaları nedeniyle gıda ihtiyacının çoğunu ithalatla karşılayan Küba’da, nakliye sorunları kıtlık riskini artırıyor. ABD’den gıda ithal eden bazı özel şirketler, günlük elektrik kesintileri sırasında ürünlerini soğutamadıkları için operasyonlarını askıya aldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Küba hükümetinin merkezi ekonomiyi açması gerektiğini savunurken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio liderliğindeki müzakerelerin odak noktasının yönetimin devri olduğu ifade ediliyor. Küba asıllı Amerikalı bazı politikacılar ise yardım ve döviz akışının tamamen kesilmesi çağrısında bulunuyor.
Yaşanan ağır ekonomik tablo, yıllardır turizmle geçinen Kübalıları göç yollarını aramaya itiyor. Geleceğin belirsiz olduğu adada, halk temel ihtiyaçlara erişmekte her geçen gün daha fazla zorlanıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]