Trump‘ın Çin‘in Grönland‘daki varlığına dair söylemlerinin gündeme gelmesiyle Çin ile Ada arasındaki ilişkiler mercek altına alındı. ABD Başkanı Trump, seçildikten ve göreve geldikten sonra Grönland‘ın ülkesinin kontrolünde bulunması gerektiğine ilişkin söylemini pek çok kez yineleyerek Ada‘nın mülkiyeti ve kontrolüne sahip olmanın “mutlak zorunluluk” olduğunu savundu.
Grönland, 2009’da “kendi kendini yönetme hakkı” elde etmesinin ardından Çin ile güçlü ilişkiler kurmaya başladı. Grönland‘lı yetkililer, bölgeye yatırımı teşvik amacıyla Çin‘e sık sık seyahat etti. 2013’ten bu yana Çin‘in Grönland‘daki doğal kaynaklara yatırımı ve Ada‘daki varlığı adım adım daha görünür hale geldi.
Çin‘in Grönland‘a yaptığı doğrudan yabancı yatırımlar çok kısıtlı düzeyde olsa da Çin‘in yatırımları, Grönland‘a ekonomik fayda sağlarken aynı zamanda ABD ve Danimarka‘ya karşı “pazarlık kozu” olarak kullanılabilecek alan da açıyor.
Grönland, Çin‘in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki 3 ana ekonomik koridordan birini oluşturan “Kutup İpek Yolu” açısından stratejik konumda bulunuyor. Ancak, siyasi ve ekonomik riskler nedeniyle Çin‘in yatırımları Grönland‘da kısıtlı kalırken ABD‘nin olası etkisine tepkisinden duyulan çekince, Ada‘nın bu ülkeye yaklaşımını olumsuz etkiledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]