Kıbrıslı Rum tarihçi ve emekli akademisyen Jerry Kossifos, İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki artan varlığına dikkat çekerek, toprak satışlarının durdurulması gerektiğini belirtti. Kossifos, İsraillilerin Kıbrıs’taki arazi ve gayrimenkul alımlarının arttığını, bunun Ada’da ‘ikinci bir İsrail’ kurulmasına yol açabileceğini savundu.
Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fidias Panayiotou’nun programında konuşan Kossifos, İsrail’deki güvenlik ortamı nedeniyle ülkesinden ayrılanların Kıbrıs’a yönelebileceği endişesini dile getirdi. Kossifos, “Topraklarımızı satmayı durdurmalıyız. Bir gün Filistin’de en iyi toprakları satın aldıkları gibi bizim en iyi topraklarımızı da satın almayı başaracaklar” ifadelerini kullandı.
Kossifos, İsraillilerin Filistin’de uyguladıkları yöntemin benzerini Kıbrıs’ta da uygulayabileceklerini öne sürdü. İsraillilerin amacının hayatta kalmak olduğunu belirten Kossifos, “İsrail’de yaşayamazlarsa, şu anda tehlikeyi görüp ayrıldıkları gibi başka yerde yaşamaya çalışacaklar. Kıbrıs’ta, bizim topraklarımızda yaşamaya çalışacaklar” dedi.
Bu göç ve mülk edinme sürecinin devam etmesi halinde Ada’nın güneyinde ‘ikinci bir İsrail’in ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Kossifos, mevcut yasaların da bu duruma imkan tanıdığını, artan talebin Rum gençlerinin konut sahibi olmasını zorlaştırdığını ekledi.
Orta Doğu’daki güç mücadelesinin Kıbrıs’ı doğrudan etkileyeceğini belirten Kossifos, Türkiye ile İsrail’in bölgesel çıkarlarının karşı karşıya geldiğini söyledi. İsrail’in zaten toprak satın aldığını ifade etti.
Kossifos, Rum yönetiminin İsrail’le geliştirdiği ilişkilere de karşı çıktı. Filistin’deki gelişmeleri işaret ederek İsrail hükümetini ‘soykırım yapmakla’ suçladı ve Avrupa ülkelerinin İsrail’e yaptırım uygulaması gerektiğini savundu.
Kossifos, 1963 dönemine ilişkin açıklamasında Rum tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik uygulamalarını eleştirerek, “Çok büyük hatalar yaptık” dedi. Kıbrıslı Türklere başlangıçta kötü davranıldığını belirten Kossifos, bu konuda kendisinin de araştırma yaptığını söyledi. İki toplum arasındaki ilişkilerin yeniden geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin bölgesel politikasını da değerlendiren Kossifos, Türk diplomasisinin tarihi gücüne dikkat çekti. Türkiye’nin kendi çıkarlarını gözettiğini ve büyük güçler arasında ulusal çıkarlarına göre hareket ettiğini belirtti. Rum ve Yunan siyasetinin aynı diplomatik başarıyı gösteremediğini savundu.
Kossifos, Rum tarafına Türkiye ile ilişkileri yeniden değerlendirme çağrısı yaptı. Türkiye ile iyi ilişkiler kurulmasının Kıbrıs meselesinin geleceği açısından önemli olduğunu savundu.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı konusunda da Rum tarafındaki yerleşik anlatıdan farklı açıklamalarda bulunan Kossifos, Kıbrıs’ı Türklerin değil, ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın böldüğünü iddia etti. ABD ve İngiltere’nin gelişmelere yeşil ışık yaktığını söyledi. Türkiye’ye karşı nefret taşınmaması gerektiğini belirtti.
Doğu Akdeniz’in stratejik önemini vurgulayan Kossifos, Kıbrıs’ı ‘batırılamayan bir uçak gemisi’ olarak nitelendirdi. Türkiye, İsrail ve ABD’nin bölgesel çıkarlarının Kıbrıs meselesinin geleceğini etkileyebileceğini belirtti.
Kossifos, Enosis düşüncesinden vazgeçmediğini belirterek Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi gerektiğini savundu. Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs meselesine yaklaşımını da eleştiren Kossifos, AB’ye katılımın sorunun çözümüne katkı sağlamadığını, Kıbrıs sorununun donduğunu söyledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]