İsrail Savunma Bakanı Katz, Kanal 14 televizyonunda yaptığı açıklamada, “Eğer İran saldırırsa, derhal karşılık vereceğiz. Bu konuda kimse bize emir veremez. Biz bunu kanıtladık.” şeklinde konuştu. ABD’nin Lübnan, Suriye ve Gazze’ye yönelik saldırılara doğrudan katılmasını istemediklerini belirten Katz, “Biz bu mücadeleyi kendi başımıza yürütüyoruz. ABD’den düşmanlarımıza karşı diplomatik destek bekliyoruz ve bu beklentimiz devam ediyor.” dedi. Katz ayrıca, Lübnan, Suriye ve Gazze’deki varlıklarını sürdüreceklerini vurgulayarak, “Bu bölgeleri asla terk etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Lübnan’daki yıkıma da değinen Katz, Lübnan-İsrail sınırındaki köylerin tamamını yerle bir ettiklerini ve burada yaşayan 200 bin civarındaki insanın bir daha evlerine dönemeyeceklerini belirtti. Gazze Şeridi’nin yüzde 60’ından fazlasını kontrol ettiklerini ve buralardaki yapıların büyük çoğunluğunu yıktıklarını aktardı.
ABD ile İran arasındaki anlaşmanın Lübnan’ı kapsamasının İsrail’de tepkiyle karşılandığı ve Başbakan Netanyahu’nun eleştirilere maruz kaldığı belirtildi. ABD Başkanı Trump’ın, G7 Liderler Zirvesi’nde Netanyahu’yu sık sık eleştirdiği ve ABD’nin İsrail’e yeterince destek olmadığı yorumlarının yapıldığı kaydedildi.
İran ve ABD arasında Pakistan aracılığıyla gerçekleştirilen müzakereler sonucunda 14 maddelik bir anlaşmaya varıldığı duyuruldu. “İslamabad Mutabakatı” adı verilen bu anlaşmanın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalandığı ve yürürlüğe girdiği belirtildi. Anlaşmanın, savaşın durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını öngördüğü ifade edildi. Tarafların, nihai anlaşmaya varmak için 60 günlük bir süre içinde nükleer program ve yaptırımlar konularında müzakerelere başlayacakları kaydedildi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]