NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın ardından Brüksel’de basına açıklama yapan Hegseth, Amerikan gücünün somut eylemleri sayesinde gerçekleşen mutabakatı önceki anlaşmalardan ayıran unsur olarak vurguladı. Önceki İran nükleer anlaşmasını ise “sürekli yalvarma ve görüşmelerin” sonucu olarak nitelendirdi. Hegseth, İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ve askeri faaliyetlerin bu hedef etrafında şekilleneceğini belirtti.
İran görüşmeleri sürecinde verilen sözlerin yerine getirilmemesi durumunda yeniden harekete geçmeye hazır olduklarını ifade eden Hegseth, diplomatik çözümü tercih ettiklerini ancak gerektiğinde gerekli adımları atmaya hazır olduklarını dile getirdi. Hürmüz Boğazı’nda ablukanın kaldırılması durumunda geri çekileceklerini ve ticaretin yeniden başlayacağını belirtirken, bölgedeki askeri üslerin bir kısmının kalacağını açıkladı.
Hegseth, ABD’nin bölgedeki asker sayısını gözden geçireceğini, ancak müzakerelerin arkasındaki caydırıcı gücün ABD olacağını vurguladı. Performansa dayalı bir yaklaşım benimseyeceklerini ve her adımın doğrulamaya dayanacağını söyledi. Ayrıca, “NATO 3.0” değerlendirmesine değinen Hegseth, ABD üslerinin konuşlanma yerlerini yeniden gözden geçireceklerini ve Avrupa kıtasındaki yaklaşımlarını şekillendireceklerini belirtti.
Son olarak, Hegseth, “bedavacılığa” izin verilmeyeceğini ve diğer ülkelerin NATO’ya katkı yapmasının önemine vurgu yaparak Avrupa kıtasına yönelik yaklaşımlarını yeniden düzenleyeceklerini ifade etti. Hegseth, tek taraflı ilişkilere son vereceklerini ve Avrupa kıtasındaki tutumlarını açıkça belirterek, bazı ülkelerin istisnai tutumlarına da dikkat çekti. Hegseth, Avrupa kıtasına yönelik bakış açılarını ve yaklaşımlarını bu değerlendirmeler doğrultusunda şekillendireceklerini belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]