İsrail merkezli +972 Magazine’in aktardığı verilere göre, uluslararası basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 116. sıraya kadar gerileyen İsrail’de askeri istihbaratın haberlerin kamuoyuna ulaşmasını engellediği ortaya çıktı. Özellikle İran ile yaşanan savaş dönemlerinde, günlük ortalama 15 kez sansür uygulandı. Yasalara göre medya kuruluşları, güvenlik içerikli tüm haberleri yayınlamadan önce orduya sunmak zorunda kaldı. Füzelerin düştüğü yerler, gizli silah anlaşmaları ve istihbarat faaliyetleri gibi birçok konuda sansür uygulanırken, 2024 yılında sansürün zirveye ulaştığı belirtildi. O yılda, orduya toplam 20.770 haber sunuldu, bunlardan 1.635’i tamamen yasaklandı ve 6.265’i içeriği değiştirilerek sansürlendi.
2025 yılında sansüre gönderilen haber sayısının 17.176’ya gerilediği görüldü. Bu dönemde, 753 haber tamamen engellenirken, 4.974 haber ise içeriğinde değişiklik yapılarak yayınlandı. Sansürün azaldığı görülen bu yılda dahi 2024 yılının ardından en ağır sansürün yaşandığı ikinci yıl olarak kayıtlara geçti. İsrail’de askeri veya ulusal güvenliği ilgilendiren haberlerin sansüre sunulmadan yayınlanmasının yasalarca zorunlu olduğu vurgulandı. Ordu, devlet güvenliğine zarar verebilecek haberleri engelleme yetkisine sahip ancak sansür kapsamı oldukça geniş tutulmakta ve her türlü içerik sansüre tabi tutulmaktadır.
Sansür mekanizmasının başına dini-siyonist çizgideki bürokratların getirilmesinin sansürün artmasında etkili olduğu belirtildi. İran ile yaşanan savaş süreçlerinde sansürün daha da yoğunlaştığı ve muhabirlerin çalışmalarının engellendiği ifade edildi. Ayrıca, İsrail medyasında sansür uygulanmasında etkili olan isimlerin akrabalarının önemli görevlere getirildiği ve sansürün siyasi etkileri üzerinde duruldu.
Bu süreçte, İsrail’deki basın özgürlüğüne yönelik ağır ihlallerin yaşandığı ve birçok gazetecinin öldürüldüğü vurgulandı. Aynı zamanda, gazetecilere yönelik saldırıların sürdüğü ve sansürün medya üzerindeki baskısının devam ettiği ifade edildi. İsrail’deki medya kuruluşlarının da sansürün etkisi altında olduğu ve hükümetin medya üzerindeki kontrolünü artırmaya çalıştığı belirtildi. Sonuç olarak, İsrail’in uluslararası basın özgürlüğü endeksindeki düşüşünün, sansürün yaygınlaşması ve gazetecilere yönelik baskının artmasıyla paralel olduğu vurgulandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]