DOLAR 16,3517 1.69%
EURO 17,4693 0.94%
ALTIN 976,151,05
BITCOIN 4868732,95%
İstanbul
18°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

editor

editor

24 Mayıs 2022 Salı

Borusan EnBW Enerji ve Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nden Biyoçeşitlilik Projesi

Borusan EnBW Enerji ve Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nden Biyoçeşitlilik Projesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Borusan Grubu şirketlerinden Borusan EnBW Enerji, iklim, insan ve inovasyon odak alanlarında şekillendirilen sürdürülebilirlik stratejisi çerçevesinde yürüttüğü çeşitli biyoçeşitlilik projeleriyle türlerin korunması ve rejenerasyonun sağlanmasını hedefliyor. Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi ve Borusan EnBW Enerji’nin imzaladığı protokol kapsamında yürütülen biyoçeşitlilik projesinin amacı, karasal yaşam kapsamında önemli türler arasında bulunan kuş ve yarasa popülasyonlarının orman alanlarında artışını sağlamak; böylece, ağaçlara zarar veren böceklerle beslenen bu türler sayesinde böcek popülasyonunu dengeleyerek ağaçların sağlıklı kalabilmesine destek olmaktır. Projenin ilk aşamasında Gönen Ticaret Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri kendi el emekleriyle kuş evleri ve yarasa tüneklerinin üretimini gerçekleştirdi. Sonrasında Borusan EnBW Enerji sürdürülebilirlik gönüllüleri, kuş evleri ve yarasa tüneklerini ornitologlar tarafından belirlenen şekilde boyadı. Orman yer belirleme çalışmasının ardından kuş evi ve yarasa tüneği asma etkinliği 13 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirildi. Projenin sonraki aşamasında kuş evi ve yarasa tüneklerinin kullanım durumu takip edilerek sonuçları, yayınlanacak akademik çalışmalarla yaygınlaştırılacak.

Çanakkale Atikhisar Ormanı’nda düzenlenen kuş evleri ve yarasa tünekleri asma etkinliğine, Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis AMASYALI, Enerji Santralleri Genel Müdür Yardımcısı Evren AKTAŞ, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail TARHAN, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Murat TOSUNOĞLU, Akdeniz Üniversitesi’nde Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali ERDOĞAN ve Çankırı Karatekin Üniversitesi’nden Yarasa Uzmanı Doç. Dr. Tarkan YORULMAZ ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim görevlileri, öğrencileri ve Borusan EnBW Enerji sürdürülebilirlik gönüllüleri katıldı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail TARHAN “Dünya şu anda doğal kaynakların hızla tükendiği ve tükenen kaynakların telafisinin çok güçleştiği bir durumda. İnsan ve diğer canlıların yaşamını tehlikeye sokan bu durum, insanları çözüm önerileri getirmeye yöneltiyor. Sürdürülebilir büyümenin, ancak çevre koruma yaklaşımlarını benimseyerek ve tüm karar alma süreçlerine entegre ederek ulaşabileceğine inanıyoruz. Bugün bizler de, sosyal sorumluluk bilinci bağlamında Borusan EnBW Enerji ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi arasında “Kuş Evleri ve Yarasa Tünekleri” projesinin yapılmasına ilişkin imzalanan protokol kapsamında toplandık. Akademi ve sektörün bir araya gelerek gerçekleştireceği bu ve bunun gibi proje çalışmaları doğanın korunması ve yaban hayatın devamlılığının sağlanmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu bağlamda Kuş Evleri ve Yarasa Tünekleri” projesine katkılar sunan Borusan EnBW Enerji ve Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat TOSUNOĞLU ve ekibine şükranlarımı sunarım.” dedi.

Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, şunları söyledi: “İklim krizi, artık sadece geleceğin değil günümüzün bir sorunu. Borusan EnBW Enerji olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında karasal yaşamı desteklemek üzere flora ve fauna açısından sürdürülebilirliği sağlayacak biyoçeşitlilik projeleri yürütüyoruz. Bugün de Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi ile çok değerli bir çalışmaya imza attık ve ormanlarımızdaki biyoçeşitliliğin en önemli unsurları arasında olan kuşlar ve yarasalar için gönüllülerimiz ile birlikte bu etkinliği gerçekleştirdik. Orman alanında artması hedeflenen kuş ve yarasa popülasyonunu, ormana zararlıları ile mücadelede kimyasal yöntemler yerine kullanılabilecek biyolojik bir çözüm sunması, ağaçlarımızın, ormanlarımızın sağlığını korumak açısından çok değerli. Bu proje, bu konuda yapılacak çeşitli akademik çalışmalara da temel oluşturacak, veri sağlayacak. İş birliğimiz biyoçeşitlilik konusundaki farkındalığın artmasına katkı sağlayacak. Emeği geçen tüm proje paydaşlarına candan teşekkür ediyorum.”

Projenin yürütücüsü Akdeniz Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Erdoğan ise “Tarım ve orman zararlıları ile mücadelede, onlarla beslenen kuş ve yarasaların rolü çok büyük önem taşımaktadır. Ağaçlara asılan yuva sandıklarının böcekçil beslenen başta baştankara türleri olmak üzere ötücü kuşlar tarafından yoğun olarak kullanılması beklenmektedir. Bu sürdürülebilir sosyal sorumluluk projesinin, bölgede doğa koruma bilincinin ve çevre eğitiminin gelişmesine de önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.”dedi.

Katılımcılar, kuş ve yarasaların ekosistemdeki önemi hakkında farkındalık kazanırken ve ağaçlara zarar veren böceklerle beslenerek içinde yaşadıkları ormanları tazeleyen yarasa ve kuşlar için tünekler astı.

 

Devamını Oku

Guardiola Tarih Yazdı

Guardiola Tarih Yazdı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İngiltere Premier Lig’de Manchester City, 93 puanla zirvenin sahibi oldu. Son haftaya kadar Liverpool’la kıyasıya yarışan City, son 5 sezonda 4. lig zaferini yaşadı.

2016-2017 sezonunda göreve gelen Pep Guardiola, Manchester City’yi üst seviyeye çıkardı. İspanyol teknik adamın göreve gelmesinden önce 4 lig zaferi yaşayan City, kısa sürede bu sayıyı ikiye katlamayı başardı.

Son yıllarda Liverpool-Manchester City çekişmesinin yanı sıra, Jurgen Klopp – Guardiola mücadelesi de oldukça ilgi çekti.

Son 5 sezonda, ligdeki şampiyonluk yarışına ambargo koyan iki takım, bu sezonda da son haftaya birlikte girdi.

Manchester temsilcisi, 2017-2018 sezonundan bu yana ligde topladığı 459 puanla da zirveye çıktı. Jurgen Klopp’un Liverpool’u ise aynı dönemde 433 puanda kaldı.

“Oyuncularım şimdiden efsane oldu”

Şampiyon oldukları Aston Villa maçı sonrası konuşan Guardiola, Liverpool ile yarışmaktan gurur duyduğunu söyledi.

“Kariyerimde daha önce hiç Liverpool gibi bir rakibim olmamıştı. Bu durum bana gurur veriyor. Oyuncularım son 5 sezonda 4 kumar siteleri şampiyonluk kazandı ve onlar şimdiden efsane olmuş durumda. Başardıklarımız kolay değil ve bunu yalnızca Sir Alex Ferguson’ın Manchester United’ı yapabilmişti.”

Devamını Oku

Ayakkabınızı doğru seçin, ayak sağlığınızdan olmayın

Ayakkabınızı doğru seçin, ayak sağlığınızdan olmayın
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Günlük hayatta, yeni alınan ve kalıbı sert ayakkabılar ciddi ayak sağlığı problemlerine neden olabiliyor. Tüm bedenin ağırlığını taşıyan ayaklar için ayak dostu ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, “Hava akımı bulunan, plastik materyal içermeyen, dar ve sert olmayan ayakkabılar tercih edilmeli. Özellikle ayağa baskı yapan ve ayak yapısına uymayan ayakkabılardan uzak durulmalı. Ayak yapısına zarar verecek etmenlere ayrıca dikkat edilmeli, hijyenik olmayan şartlar, çalışılan ortam ve tercih edilen ayakkabılar ayak sağlığına uygun olmalı. Ayrıca, aynı ayakkabı üst üste giyilmemeli, giyilecekse de bu ayakkabılar havalandırılmalı, aşırı nem ve terleme varsa kurutulmalı” önerilerinde bulundu.

 

Ayakkabı vurmasıyla oluşan yaraların iyileşmesi için rahat ayakkabılar tercih edilmeli

Ayakkabı vurmasıyla oluşan yaralara gerekli müdahalenin yapılmasının gerekliliğine dikkat çeken Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, “Oluşabilecek ciddi sorunları önlemek için ilk olarak ayakkabının vurduğu yerde oluşan yara ılık su ile yıkanmalı. Yaranın olduğu bölge kurulandıktan sonra cilt losyonları ile bölgeye pansuman yapılmalı. Eğer kişi dışarıdaysa ve tekrar ayakkabı giymesi gerekiyorsa kapalı pansuman yöntemini uygulaması gerekiyor. Yaranın daha da zarar görmemesi ve ciddi bir boyut kazanmaması için rahat ve yumuşak ayakkabılar tercih edilmeli” dedi.

Devamını Oku

DİYET YAPARKEN KAÇINMANIZ GEREKEN 8 ÖNEMLİ HATA!

DİYET YAPARKEN KAÇINMANIZ GEREKEN 8 ÖNEMLİ HATA!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hata: Çok düşük kalorili diyetler yapmak

Vücudumuzun sağlıklı bir şekilde işlevini yerine getirebilmesi için günlük belirli bir kaloriye ihtiyacımız var. Bu kaloriyi gün içinde yediğimiz/içtiğimiz besinlerden alıyoruz. Çok düşük kalorili diyetler yapmak ilk aşamada tartıya yansıyan rakamlarla size kendinizi iyi hissettirse de bir süre sonra bu rakamların gerçek sonuçlar olmadığını görüyoruz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, genellikle sıvı formda ya da tek tip besin grubu içeren bu diyetlerin daha çok sıvı ve  kas kaybı ile sonuçlandığı için verilen kiloların aynı hızla geri alındığını belirterek, “Bunun yanı sıra vücudun enerji harcaması bu düzeye uyum sağladığı için çok düşük kalorili diyetler metabolizmanın yavaşlamasına, bunun sonucunda kiloların yavaş verilmesine de sebep oluyor” diyor.

Doğrusu: Uzun vadede ağırlık kaybı sağlamaması ve sürdürülebilir olmaması nedeniyle çok düşük kalorili diyetlerden kaçının. Acele etmeden gereksinimlerinize uygun bir beslenme planıyla bu süreci ilerletmelisiniz. Bireysel farklılıklardan dolayı kişiden kişiye değişse de ideal ağırlık kaybı haftada 0.5-1kg arasında olmalıdır.

 

Hata: Yağsız beslenmek

Diyet sürecinde kalori açığı sağlamak için tüm besin ögelerinde olduğu gibi yağ alımı da bir miktar kısıtlanıyor. Ancak kalori miktarını düşürmek için yemekleri yağsız pişirmek, omega 9 yağ asitleri ve E vitamininden zengin olan zeytinyağı gibi sağlıklı yağları alamamanıza sebep olduğu gibi yağda eriyen vitaminlerin emilimini de olumsuz yönde etkiliyor. Uzun vadede sağlığı olumsuz etkileyen bu durum, diyet sürecinde bir süre sonra kilo kaybının da durmasına veya yavaşlamasına neden olabiliyor.

Doğrusu: Diyet yaparken, gereksinimlerinize uygun şekilde, bir porsiyonu yaklaşık 45 kcal olan zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi yağlı tohumlar tüketerek sağlıklı yağ asitlerinden zengin beslenebilirsiniz. Ancak yağ grubundaki bu besinlerin enerji içeriğini unutmayın ve aşırı miktarlarda tüketiminden kaçınarak diyetinize ekleyin.

 

Hata: Su yerine maden suyu içmek

Bahar ve yaz aylarında ısınan havaların etkisiyle daha sık susuyoruz ve asitli, serin bir içecek tüketme isteğimiz artıyor. Diyet yapanların ilk tercihi de kalorisiz olması nedeniyle genellikle maden suyu oluyor. Ancak vücudumuzda birçok metabolik süreç için elzem olan su gün içinde yeteri kadar tüketilmediğinde ya da su yerine maden suyu gibi farklı sıvılara ağırlık verildiğinde kilo verme süreci yavaşlayabiliyor.

Doğrusu: Tükettiğimiz içecekler sıvı alımını destekleseler de en iyi sıvı kaynağı sudur. Dolayısıyla gün içinde ortalama 2-2.5 litre su içmeyi alışkanlık edinin. Su tüketiminize ek olarak, günde en fazla 2 şişe düşük sodyum içeren (Na<100mg) maden sularından içebilirsiniz.

 

Hata: Bol limonlu su içmek

Limonlu su içmek, günlük sıvı ve C vitamini alımınızın artmasına katkı sağlıyor, ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine, diyet sürecinde yağ yakmıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, ayrıca gün içinde tüketilen tüm sulara bol limon sıkmanın da uzun vadede mide problemlerine ve diş minelerinde hasara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Doğrusu: Limonlu su içerek güne başlamak size iyi hissettiriyorsa ve herhangi bir mide problemiz yoksa, içine yarım limon sıktığınız bir büyük bardak (yaklaşık 300 ml) suyu tüketebilirsiniz.

 

Hata: Yeterince karbonhidrat tüketmemek

Diyet sırasında en sık yapılan hatalardan biri de, ekmek, pilav, makarna ve kurubaklagil gibi karbonhidrat içeren besinleri tümüyle beslenme planından çıkarmak oluyor. Ancak vücudumuzun temel enerji kaynağı olan karbonhidratların içerdikleri lif, B grubu vitaminler ve mineraller nedeniyle diyetten tamamen çıkarılmaları uzun vadede kilo kaybının yavaşlamasına, bağırsak düzeninin bozulmasına ve tatlı ihtiyacınızın artmasına yol açabiliyor. Bu durum diyetinizin başarısızlıkla sonuçlanmasına ya da kısıtlanan besinleri aşırı miktarda tüketmenize neden olabiliyor.

Doğrusu: Diyet yaparken karbonhidrat içeren besinleri kesmeyin. “Burada en önemli nokta, tüketilen karbonhidratın türüdür” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şöyle devam ediyor: “Eklenti şeker, fruktoz şurubu içeren ve beyaz unlu işlenmiş yiyeceklerden uzak durmalısınız. Ancak tam tahıllı ürünleri, bulgur, karabuğday gibi lif oranı yüksek tahılları ve kurubaklagilleri porsiyon kontrolü sağlayarak tüketmeniz faydalı olacaktır”

 

Hata: Protein ağırlıklı beslenmek

Hızlı kilo kaybı, kas kütlesini arttırmak ya da vücut şekillendirmek için sıklıkla başvurulan yüksek protein içeren diyetler, böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkilediği gibi yüksek hayvansal yağ alımına da sebep oluyor. Protein gereksinimi kişiye özgü oluyor ve ihtiyaç üzerinde protein alımı böbrek fonksiyonları, bağırsak problemleri, kalp hastalıkları açısından da risk faktörünü oluşturuyor. İçeriği size özgü planlanmamış protein ağırlıklı diyetler sağlığınızı olumsuz etkilemelerinin yanı sıra yüksek kalorili olmaları nedeniyle ağırlık kaybının da önüne geçebiliyor.

Doğrusu: Protein ihtiyacı yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, aktivite durumu, kronik hastalık varlığı gibi durumlara göre değişiyor. Profesyonel sporcu değilseniz veya ağır direnç egzersizleri yapmıyorsanız günlük protein alımınız kilogram başına 1-1.2gr’ı geçmemeli.

 

Hata: Uyku düzenine dikkat etmemek! 

Sıcak havalarda azalan iş temposu, sosyal yaşamın hareketlenmesi ve tatil süreçleri nedeniyle geç saatlere sarkan uyku düzeni de kilo vermenize engel olabilen bir başka önemli faktör. Yetersiz ve kalitesiz uyku hem leptin ve ghrelin gibi vücutta tokluk ile açlık süreçlerini yöneten hormonların düzeylerini etkileyerek iştahınızın artmasına hem de kalori yoğunluğu yüksek besinlere yönelmenize sebep olabiliyor.

Doğrusu: Diyet yaparken yeterli ve kaliteli uyku, süreci daha rahat yönetmemizi sağlayacaktır. Son zamanlarda daha bireysel sürelerden söz edilse de, yapılan çalışmalar 6 saatten az, 9 saatten fazla uyumamız gerektiğini ortaya koyuyor.

 

Hata: Sürekli tartılmak

Diyet yapmaya başladıktan sonra sık sık tartılıp diyetin sonucunu bir an önce görmek isteyebiliyoruz. Ancak vücut ağırlığı gün içinde birçok nedene bağlı olarak değişiklik gösteriyor. O gün içinde yediğiniz besinler, sıvı alımınız ve uyku düzeniniz gibi birçok etken tartıya yansıyan sonucu etkiliyor. Dolayısıyla diyet sürecinde her gün düzenli ağırlık kaybı olmayabiliyor. Tartıda istediğiniz sonucu görmemek de diyet motivasyonunu düşürebiliyor.

Doğrusu: Haftada bir kez, aynı tartıda, sabah aç karnına, dışkılama sonrası ve giysisiz ölçüm yapmanız daha doğru bir tercih olacaktır.

Devamını Oku

Ahmet İsmet Baştürk ’ün kaleminden Çok Da Takılma! Psikolojik Terapi Kitabı

Ahmet İsmet Baştürk ’ün kaleminden Çok Da Takılma! Psikolojik Terapi Kitabı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

 

 

Yaşayanın Kaleminden Psikolojik Terapi Kitabı
Her şeyin üstümüze üstümüze geldiği bir zamanda yaşıyoruz. Kendimiz de olmak üzere herkesin çok fazla beklentiler ve bunun sonucu olarak çok fazla hayal kırıklıkları ile kuşattığı bir karmaşa içindeyiz. Geçmiş, şimdi ve gelecek arasında durmadan bocalamaya durmadan koşturmaya ve çoğu zaman yorularak ve yenilerek ömrümüzü tamamlamaya çalışıyoruz.

Hep eksik kalan bir şeyler hep ertelenen bir şeyler ve hep baskılar baskılanmalar…
Ahmet İsmet Baştürk ‘ün yazmış olduğu Çok Da Takılma

Kitabını okuyarak:

Panik Atak, Depresyon, Sosyal Fobi, Obsesif- Kompulsif Bozukluk, Anlamsız Korkular, Travma Sonrası Stres, Bipolar Bozukluk, Anksiyete Bozukluğu, Dikkat Eksikliği gibi Problemleriniz Biticek ve Takıntısız bir Yaşamınızın olması için kitabımıza aşağıdaki linkten ulaşarak siparişinizi verebilirsiniz.
Ücretsiz Kargo
Sipariş İçin: https://cokdatakilma.com/

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.